Bebekler

Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?

Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir. Bunlar nelerdir?
• Bebeğinizin, gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin. Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
• Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
• Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
• İlk dişlerin çıkmaya başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.

Biberon çürüğünün önemi nedir?

Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişlerin de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.

Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü neden olabilir?

Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler çıktıkran sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.


Referans: http://www.tdb.org.tr/userfiles/files/PDF_CocuklardaAgizDisSagligi/1_BebeklerdeDisCurugu.pdf

Emzirme

Anne sütü bebeğimizin sağlıklı beslenmesi ve duygusal gelişimi açısından en değerli besindir. Emzirmeyle bebeğin ağız kasları gelişir. Burnundan nefes alır. Annenin memesini tam olarak dudaklarıyla kavrama; bebeğin dilinin doğru konumlandırılmasını, burundan soluk almasını ve diş arkının doğru gelişimini sağlar.

Bebeğimizi beslerken ve ağız bakımında nelere dikkat etmeliyiz?

Anne sütü ya da inek sütü de doğal olarak şeker içerir. Bebeğimizi gece yatmadan önce ya da uyku sırasında emzirir veya biberonla beslersek sütün ağızda birikerek bakterilerin dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam hazırlamış oluruz.

Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterelim. Bebeğimizin dişlerini temiz, nemli bir tülbent, gazlı bez ya da çok yumuşak bir fırça ile macun kullanmadan temizleyelim ardından su içirelim.

Dişlerin gelişimi

Süt dişleri 6 ay ile 2,5-3 yaş, 20 yaş dişleri haricindeki sürekli dişler ise 6-13 yaş arasında sürerler.

Süt dişleri:

Bilindiği gibi bebekler dişsiz doğarlar. Yeni doğan bir bebekte çene içinde 20 süt dişi oluşumlarının bir kısmını tamamlamıştır. Ancak henüz ağız içinde göremeyiz. 6 aylık bir bebekte ilk süt dişleri ağızda görülür, yani sürmeye başlar.

Süt dişlerinin sürmesi 2,5 -3 yaşında tamamlanır. Toplam 20 adet süt dişi bulunur.

Sürme zamanları bireysel farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı faktörlere bağlı olarak sürme zamanları değişebilir. Sistemik (raşitizm, hipertiroidizm), yerel (sürme kisti, natal ve neonatal diş) ve konjenital (Down sendromu, hipotroidizm, cücelik) nedenlere bağlı olarak süt dişlerinde erken veya geç sürme görülebilir.
Dişlerin sayılarını kontrol etmek önemlidir. Bazı çocukların fazla bazılarının da eksik dişi olabilir. Böyle bir durum varsa gözden kaçırmamalı ve dişhekimimizle paylaşmalıyız.

Bazen bebekler dişli doğabilir ya da doğumdan hemen sonra diş sürebilir. Bu dişler genellikle sallanan dişlerdir ve bebek tarafından yutulabilir ya da nefes borusuna kaçabilir düşüncesiyle çekimi gerekebilmektedir. Oluşabilecek bir diğer problem de beslenme sırasında annenin göğüs ucunun tahriş olmasıdır. Tüm bu durumlarda bir dişhekiminin müdahalesi gerekir.


Sürekli dişler:

Çocuklarda 3 - 6 yaş arası dişlenmede değişiklik görülmez. 6 yaş civarında ilk sürekli diş olan 1. büyük azı dişi sürer. Artık karışık dişlenme dönemine geçilmiştir. Hem süt, hem sürekli dişler ağızda bir aradadır.
1. büyük azı dişi ağızın arka köşelerinde süt azı dişlerin arkasından gelir ve 6 yaş dişi olarak da adlandırılır. Bu diş alt ön kesici dişlerle eş zamanlı olarak sürer. Ön süt dişler sallanmaya başlar belirli bir süre sonunda yerlerini sürekli dişlere bırakır. Ancak 1.büyük azı dişi (6 yaş dişi) süt dişini düşürmeden sürer. Bu nedenle süt dişi zannedilebilmektedir. Oysa çiğnemenin merkezidir ve dikkatle takip edilmelidir.

12-13 yaşında tüm süt dişleri değişmiş ve sürekli 2. büyük azı dişin sürme zamanı gelmiştir. 12 yaş dişi adı da verilen bu dişin sürmesiyle 20 yaş dişi dışındaki tüm dişler sürmüş olur. Artık karma dişlenme dönemi sona ermiştir.

6 yaş dişleri:

1. Nasıl anlaşılır?
Çekilmiş süt dişi yoksa, orta hattan arkaya doğru saydığımızda 5 süt dişinin arkasındaki büyük azı diş 6 yaş dişidir.

2. Neden önemlidir?
6 yaş dişleri yaşam boyu ağızda tutulması gereken önemli dişlerdir. Ancak çoğunlukla süt dişi zannedilmekte, önemsenmemekte ve ihmal edilebilmektedir. 6 yaş dişlerinin erken çekilmesi, çene gelişiminde ve dişlerin diziliminde bozulmalara neden olur.

3. Korumak için ne yapılmalıdır?
Çocuklarımıza doğru beslenme ve ağız bakım alışkanlıkları kazandıralım.

Çocuğumuzu 1 yaşından itibaren 6 ayda bir düzenli olarak dişhekimine götürelim. Dişhekimi dişlerin korunması için gerekli gördüğü florür uygulamalarını ve diğer koruyucu uygulamaları yapacaktır.

Çocuğumuzun dişlerini zaman zaman biz de kontrol edelim ve çürük başladığını fark edersek kontrol zamanını beklemeden dişhekimine başvuralım.

Parmak emmek çocuklarda doğal bir reflekstir. Baş parmağın veya diğer parmakların, emziklerin ya da diğer nesnelerin emilmesi bebekleri güvende hissettirebilir ve onların kendi etraflarındaki dünyayı tanımalarına yardımcı olabilir.

Parmak Emmek Çocuğumun Dişlerini Nasıl Etkileyebilir?

Kalıcı dişler çıktığında emme ağzın doğru gelişimi ve dişlerin hizalanmasında sorunlar yaratabilir. Ayrıca ağzın damak kısmında da değişikliklere neden olabilir.

Emzikler dişleri baş parmak ve diğer parmakların emilmesiyle esasen aynı şekilde etkileyebilir ancak bu alışkanlığın önüne geçmek genellikle daha kolaydır.

Emmenin şiddeti diş sorunlarının ortaya çıkıp çıkmayacağını belirleyen bir faktördür. Eğer çocuklar baş parmaklarını ağızlarında pasif bir şekilde tutuyorlarsa sorun yaşama olasılıkları baş parmaklarını yoğun biçimde emen çocuklara göre daha azdır. Parmaklarını agresif biçimde emen bazı bebeklerde süt dişleriyle ilgili problemler gelişebilmektedir.

Çocuklar Ne Zaman Parmak Emmeyi Bırakır?

Genellikle çocuklar parmak emmeyi 2-4 yaş arasında veya kalıcı ön dişler çıkmaya hazır olduğunda bırakırlar. Eğer çocuğunuzun süt dişlerinde değişiklikler fark ederseniz veya çocuğunuzun parmak emmesiyle ilgili kaygılarınız varsa dişhekiminize danışınız.

Çocuğumun Parmak Emmeyi Bırakmasına Nasıl Yardımcı Olabilirim?

• Parmak emmediğinde çocuğunuzu övün
• Çocuklar genellikle kendilerini güvende hissetmediklerinde veya rahatlama ihtiyacı hissettiklerinde parmak emerler. Kaygının nedenini ortadan kaldırmaya odaklanın ve çocuğunuzu rahatlatın
• Daha büyük yaştaki çocukları parmak emmeyi bırakma yöntemi seçme sürecine dahil edin
• Dişhekiminiz çocuğunuzu motive edebilir ve parmak emmekten vazgeçmezlerse dişlerine neler olabileceğini açıklayabilir.


Referans: https://www.mouthhealthy.org/en/az-topics/t/thumbsucking

Diş çıkarma (sürme) dönemi / süt dişleri sürerken
Diş çıkarma döneminde bebeğimiz huzursuz olabilir, hafif ateş, tükürük artışı ve dişetlerini kaşıma isteği normaldir.

Bu dönemde bebeğimiz el ve parmaklarını ağzına götürme eğilimindedir. Buzdolabında bekletilmiş diş kaşıyıcıları veya soğuk salatalık vermemiz veya parmağımızla ilgili dişetine masaj yapmamız bebeğimizi rahatlatacaktır.

Diş kaşıyıcı plastik ve boyalı olmamalıdır.

Emzirme

Anne sütü bebeğimizin sağlıklı beslenmesi ve duygusal gelişimi açısından en değerli besindir. Emzirmeyle bebeğin ağız kasları gelişir. Burnundan nefes alır. Annenin memesini tam olarak dudaklarıyla kavrama; bebeğin dilinin doğru konumlandırılmasını, burundan soluk almasını ve diş arkının doğru gelişimini sağlar.

Emzik ve biberon kullanımı

Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda uygun başlıklı bir biberon kullanımı gerekir. Emzik ve biberon başlığı formunun damağa uygun (anatomik) olması gereklidir. Bunun nedeni yanlış emzik ve biberon kullanımına bağlı oluşabilecek damak değişikliği ve diş dizisi bozukluklarından çocuğu korumaktır. oBiberon başlığındaki deliğin boyutunu arttırmamalıyız. Orijinal delik yüz kaslarının gelişimini uyarmak için gereken emme eylemini sağlamak üzere tasarlanmıştır. oBiberon başlığını her kullanımdan sonra steril edelim. Bebeğimizi biberonla beslerken yalnız bırakmayalım, yanında olalım. Aksi taktirde besinler nefes borusuna kaçabilir.

Bebeğimizi beslerken ve ağız bakımında nelere dikkat etmeliyiz?

Anne sütü ya da inek sütü de doğal olarak şeker içerir. Bebeğimizi gece yatmadan önce ya da uyku sırasında emzirir veya biberonla beslersek sütün ağızda birikerek bakterilerin dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam hazırlamış oluruz.

Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterelim. Bebeğimizin dişlerini temiz, nemli bir tülbent, gazlı bez ya da çok yumuşak bir fırça ile macun kullanmadan temizleyelim ardından su içirelim.

Bebeğimizi yatar pozisyonda beslemeyelim

Biberonla beslerken süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katmayalım.

Emziği bal, reçel, pekmez ve şekerli gıdalara batırarak kullanmayalım.

Çiğneme sürecine giriş kaşıkla ezilmiş ve parcalara ayrılmış yiyeceklerle yapılmalıdır. Bebeğimiz 20 süt dişini tamamladığında, yumuşak ve sert her türlü besini çiğnemelidir. Bu ağız ve yüz gelişimini sağlamak için gereken uyaranı sağlamak açısından önemlidir.

Ağız temizliği için süt dişleri çıkmadan da diş etini ıslak tülbent, gazlı bez veya silikon parmak fırçası ile temizleyelim.

İlk dişinin sürmesinden itibaren bebeğimizin dişlerini fırçalayalım. Sabah, akşam ve yemeklerden sonra ağız bakımını yapalım. Bebeğimizin yaşına uygun fırça seçelim. Fırçanın küçük başlı olmasına ve kıl demetlerinin çok yumuşak kıllardan oluşmuş olmasına dikkat edelim.

Normalde tükürük dişleri korur. Yatma vaktinde, doğal olarak dişleri koruyan tükürüğün üretimi azalır. Bebeğimizin dişlerini uyku öncesi mutlaka temizleyelim.

Diş macunu bebeğimizin yaşına uygun olmalı, incecik bir tabaka/ pişmemiş kuru bir pirinç tanesi kadar (0,01 gr) kullanılmalı ve bebeğimizin diş macununu yutmaması için gereken önlemleri almalıyız.

Arka dişlerin sürmesiyle birlikte dişhekiminin önerisiyle florürlü diş macunu kullanılabilir. İlerde fırçalama alışkanlığı kazanması amacıyla bebeğimizin eline 2 yaşından itibaren diş fırçası vermeliyiz, ancak fırçalamayı biz yapmalıyız. Bebeğimiz hastalandığında mümkün olduğunca şeker içermeyen ilaçlar vermeliyiz.

Emzik ve biberon kaç yaşına kadar kullanılmalı?

Biberonla beslenme ideal olarak bebeğinizin ilk doğum günü ile birlikte durdurulmalıdır. Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır.

Emziği bırakmak için en uygun zaman çocuğun fiziksel ve duygusal olgunluğa gelme zamanına göre değişir. Bu genelde 2 yaş civarındadır.

Parmak emme daha geç bir döneme kadar sürebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3-6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir.

Emzik ve parmak emme kaynaklı diş ark problemleri 6-7 yaş civarında alışkanlıkların terk edilmesi ile doğal olarak çözülmelidir. Eğer çözülemiyorsa ilerleyen diş arkı problemi bir diş hekimi yardımı ile çözülmeye çalışılmalıdır.


Diş çıkarma (sürme) dönemi / süt dişleri sürerken

Diş çıkarma döneminde bebeğimiz huzursuz olabilir, hafif ateş, tükürük artışı ve dişetlerini kaşıma isteği normaldir.

Bu dönemde bebeğimiz el ve parmaklarını ağzına götürme eğilimindedir. Buzdolabında bekletilmiş diş kaşıyıcıları veya soğuk salatalık vermemiz veya parmağımızla ilgili dişetine masaj yapmamız bebeğimizi rahatlatacaktır.

Diş kaşıyıcı plastik ve boyalı olmamalıdır.

Diş çürüğü bulaşıcıdır

Araştırmalara göre, bebekler çürük yapıcı mikroorganizmaları ona bakan kişiden, çoğunlukla da annelerinden almaktadır.

Bu nedenle bebeğimizin emziğini ya da kaşığını kendi ağzımıza sokmayalım. Çocuğumuza tükürüğümüzün bulaşmasına neden olacak diğer davranışlardan da sakınalım.

Bebeklerde travma (darbeye/çarpmaya bağlı kazalar)

Bebeğimiz emeklerken ve yürümeye başladığında düşüp ağzını çarpabilir. Travma ağızda görünen dişi etkilemesi dışında sürmekte olan dişi de etkileyebilir.

Ağızla ilgili herhangi bir travma durumunda;
• Hemen dişhekimine başvurulmalı
• Aile ne zaman, nerede, çocuğun neresinde travma oluştuğunu dişhekimine söylemeli
• Yara bölgesi suyla yıkanmalı, kayıp veya kırık diş olup olmadığı kontrol edilmeli
• Eğer kanama varsa gazlı bezle yavaşça bastırarak durdurulmalı
• Şişmeyi önlemek için buz kompres de yapılabilir

İyileşmede gecikmeye sebep olmamak için travmadan sonra alınması gereken önlemler;

• Emzik ve biberon kullanmamak, parmak emmeyi engellemek
• Susayınca bardak veya kaşıkla su vermek
• Travmadan sonraki ilk haftalarda sıvı besinlerle beslemek

Bebeklerde sık görülen ağız hastalıkları

Bebeklerde de çürük ve diş eti hastalıkları görülebilir. Bunlar yatmadan önce veya gün içinde dişlerin yeterince fırçalanmamasına bağlıdır ve yetersiz ağız hijyeniyle birlikte görülür.
Bir çürük tespit edildiği an hemen tedavi edilmelidir. Diş çürükleri süt dişlerinde daha hızlı ilerler ve yayılır. Tedavi edilmediklerinde ağrıya sebep olabilirler bu da çocuklarımızın gelişimlerini ve genel olarak yaşam kalitelerini etkiler.

Bebeklerde mantar varlığına da sık rastlanır. Beyaz noktalar ya da tabakalar bebeğin ağzında gözlemlenebilir. Bu mantarlar onları öpen yetişkinlerden, oyuncaklarından, steril olmayan emziklerden ve kirli ortamlardan bulaşabilir.

Bebeğin ağzında daha az rastlanan değişiklikler ve hastalıklar da olabilir. Bebeğimizin ağzını zaman zaman kontrol edip, herhangi bir değişiklik gördüğümüzde dişhekimine başvurmalıyız.

Bebeklerde diş hekimi kontrolü

İlk kontrol süt dişleri çıkmaya başladığında ya da çocuk bir yaşına geldiğinde olmalı ve altı ayda bir düzenli kontroller sürdürülmelidir.